RETİNOIDLER

RETİNOIDLER

Ecz. Sema Uysal ZEYBEK

SONBAHARDA KULLANABİLECEĞİMİZ AKTİF İÇERİKLERDEN RETİNOIDLER.

Yazın kullanmaktan çekinebildiğimiz aktifler olduğunu biliyoruz. Sonbaharın gelişiyle yine güneş koruyucusu ile birlikte kullanabildiğimiz aktiflere bakalım beraber.

Retinoller, AHA, BHA türevi etken maddeleri artık yavaş yavaş günlük rutinlerimize ekleyebiliriz.  Bugünkü konumuz retinoid türevleri, retinoidlerin faydaları, çeşitleri, kullanımı ve dikkat edilmesi gereken hususlar.

Retinoidlerin birincil etkisi, kolajen yıkım inhibisyonu ile kolajen içeriğinin arttırıldığı üst papiller dermis üzerindedir. Topikal retinoidler, fotoyaşlanmış ciltte Tip I kolajen üretimini %80 arttırır ve stratum corneum'un sıkılaşması ve granüler tabakanın kalınlaşması ile epidermal hiperplazi yoluyla kırışıklığın giderilmesine katkıda bulunur.

 Retinol, A vitamininin bir çeşitidir. Hücre metabolizması üzerinde olumlu etkileri olan, antioksidan özellik gösteren ve epitel hücrelerinin doğru çalışması için gerekli olan hem kozmetik hem de ilaçta kullanılan bir bileşendir.  İlk aklımıza gelen yeni oluşan çizgilerin giderilmesinde özellikle serum formunda sıkça kullanıldığıdır. Retinoller kırışıklıklara karşı cildimizin direncini arttırır. Hücre yenilenmesi ve onarımında önemli destek verir. Aynı zamanda lekelerimizin azalmasına ve cilt tonunun eşitlenmesine de katkı sağlar.

-Retinol; Dermokozmetik ürünlerde en sık kullanılan formdur. Glikozaminoglikan sentezi ve kollajen üretiminde artış sağladığı gösterilmiştir. Retinolün kollajen sentezinin yanı sıra elastin sentezinde de artışa yol açtığını ve derinin elastikiyetini arttırdığı gösterilmiştir.

Kozmetikte kullanılan türevler retinoid benzeri aktiviteye sahip olma derecelerine göre sıralanır.

 Bu durumda Retinoik asit> retinaldehit> retinol>>retinil esterleri olarak sıralanmaktadır. Tolerans dereceleri ise retinil esterleri>retinol= retinaldehit>> retinoik asit şeklindedir.

-Retinaldehit; Retinoid ailesinin aldehit formundaki üyesidir. Kırışıklığı azaltıcı ve cildi pürüzsüzleştirici etkisi bulunur. Antibakteriyel aktivitesi sayesinde akne probleminde de etkili olmaktadır. Retinoik asit miktarında az bir artışa neden olduğundan deride kutanöz irritasyon yapan aşırı retinoik asit birikimini önler.

-Retinoik asit; Retinoid ailesinin asit formundaki üyesidir. Tahriş riski çok fazladır. Doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Örnek olarak tretionin ve Adapalen verilebilir.

-Nasıl kullanılmalı?

Retinol ilk kullanılmaya başlandığında %0,1-0.3 aralığında düşük oran içeren bir formül seçilmeli ve haftada 2 kez uygulayarak rutine başlanmalı. Cildin hassasiyeti ve tolerasyonuna göre, uygulama sıklığını haftada 3 gün olacak şekilde arttırılabilir.

Retinol başlangıçta ciltte kurumalara ve tahrişe yol açabilir. Cildi yenilemeye destek olduğu için kaşınma, kızarıklık ve ciltte soyulma gibi etkenlerle de karşılaşılabilir. Bu yan etkiler cilt retinole alıştıktan sonra geçecektir.

Retinol ile salisilik asit veya glikolik asit birlikte kullanılmaz. Retinol de tıpkı salisilik asit ve glikolik asit gibi cilt yenileme özelliğine sahip bir içerik fakat onlardan daha farklı çalışıyor. Ciltteki hücre yenilenmesini etkilediği için, peeling etkili asitlerle birlikte kullanıldığında ciltte kuruluk ve hassasiyet yaratma, cilt bariyerini zayıflatma gibi sorunlara neden olabiliyor.

-Nelere dikkat etmeliyiz?

Alfa hidroksi asit (AHA), beta hidroksi asit (BHA) ve poli hidroksi asit (PHA) gibi soyucu asitler içeren ürünler cildin hassasiyetini artıracağından dolayı retinol kullanırken bu asitlere ara verilmeli.

Akne tedavisinde başvurulan bir içerik olan benzoil peroksit ise etkisini azalttığı için retinol ile birlikte kullanılmamalı.

Ciltte kuruluk ve tahrişe sebep olabileceğinden her zaman nemlendiricilerle beraber kullanılmalıdır. Hassas ciltli kişilere, rosacea, sedef, egzema gibi inflamatuar cilt rahatsızlığı olanlara ve hamilelere retinol kullanımı önerilmiyor.

A vitamini oldukça kararsız olduğundan ışık ve hava ile temas sonucu etkinliğini kaybedebilir. Hava almayan, koyu renkli ambalajda saklanmalıdır. Fotosensiviteye sebep olabileceğinden yalnızca akşamları uygulanması gerekir. Sabahında mutlaka güneş koruyucu uygulanmalıdır.

 Düşük yüzdede kullanılarak başlanmalıdır.

 Gebelikte kontrendikedir.

Ortalama 8-12 hafta sonra etki göstermesi beklenir.

-Son olarak;  Küçük bir çalışmada (n = 21), %10 all-trans retinol jel, %5 hidrokinon ve %7 laktik asit, cilt pigmentasyonu olan hastalarda %89 klinik iyileşme sağlamıştır.  Mevcut kanıtlara göre, retinil-asetat ve retinil palmitatın pigmentasyonda önemli bir etkinliğe sahip olma olasılığı düşüktür, retinaldehitlerin daha fazla araştırmaya ihtiyacı vardır ve pigmentasyon tedavisinde retinol umut verici görünmektedir.

Kaynak;

-Kozmesötikler ve Kozmetik İçerikler. Leslie Baumann MD.

-Kozmetik Bilimi. Editör; Prof. Dr. Yasemin Yazan.

DİĞER HABERLER
’Reçete’/ Damar Tıkanıklıkları ve Periferik Arter Hastalığı
Kutlu Olsun
Kutlu Olsun
’Reçete’/Estetik Cerrahide Güvenli Yaklaşım Nedir?
Beyin Sisi
Hastalık Riski İçin Egzersiz
Artan Enerji İçeceği Tüketimi
’Reçete’/ Varis Nedir? Doğru Bilinen Yanlışlar
Sınav Döneminde Başarıya Götüren Bütüncül Destek
Parkinsonun Erken Sinyali
Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı
Bahar Nezlesi
Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!
’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Kalın Bağırsak Kanserinde Hayati Uyarı
Karın Ağrısı Deyip Geçmeyin
Üç Haftadan Uzun Süren Öksürüğe Dikkat
Alzheimer Nedir?
Portakal Suyu Kalp ve Beyin Sağlığını Destekliyor
Basit Bir Kanama Demeyin
Kutlu Olsun
’Reçete’ / Menopoz Nedir? Erken Menopoz ve Hormon Tedavisi
Alzheimer Riskini Yüzde 45 Azaltmak Mümkün
Sık İdrara Çıkmak Her Zaman Hastalık Göstergesi Değil
Gece Mide Yanması
Kutlu Olsun
Omega-3’e Master Dokunuş
’Reçete’ / Probiyotik Nedir?
Kutlu Olsun
Cilt Kuruluğu Nedir?

En Çok Okunanlar


Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!

Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Parkinsonun Erken Sinyali

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.

Bahar Nezlesi

Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı

Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.