Hastalık Riski İçin Egzersiz

Hastalık Riski İçin Egzersiz

Bir egzersiz 8 kronik hastalık riskini azaltıyor

Bilim dünyasında uzun süredir kabul gören "daha çok hareket et, daha az otur" tavsiyesi yerini daha spesifik bir yaklaşıma bırakıyor. European Heart Journal'da yayımlanan çalışma, günlük hareketlerin küçük bir kısmını bile "yüksek yoğunluklu" hale getirmenin sekiz farklı kronik hastalık riskini ciddi oranda düşürdüğünü ortaya koydu.

Araştırmacılar, Birleşik Krallık Biobank verilerini kullanarak yaklaşık 470 bin kişinin hareketlerini 9 yıl boyunca takip etti.

Sonuçlar, toplam fiziksel aktivitesinin sadece yüzde 4'ünü yüksek yoğunluklu egzersizlere ayıran kişilerin, hiç yapmayanlara kıyasla çok daha sağlıklı olduğunu kanıtladı.

Yüksek yoğunluklu egzersizin sağladığı çarpıcı risk azalmaları şöyle:

Demans: yüzde 63

Tip 2 Diyabet: yüzde 60

Yağlı Karaciğer Hastalığı: yüzde 48

Ölüm Riski (Tüm nedenler): yüzde 46

Kronik Solunum Yolu Hastalıkları: yüzde 44

Kronik Böbrek Hastalığı: yüzde 41

Bağışıklık Sistemi Hastalıkları: yüzde 39

Kardiyovasküler Olaylar: yüzde 31

Atriyal Fibrilasyon (Kalp ritim bozukluğu): yüzde 29

"Yüksek yoğunluklu" ne anlama geliyor?

Bir aktivitenin yüksek yoğunluklu olup olmadığını anlamanın en kolay yolu **"konuşma testi"**dir.

Eğer egzersiz yaparken tam cümleler kurabiliyorsanız düşük veya orta yoğunluktasınız demektir.

Sadece birkaç kelime söyleyebilecek kadar nefes nefese kalıyorsanız, bu yüksek yoğunluklu bir aktivitedir.

Koşmak, hızlı bisiklet sürmek, merdivenleri tempolu çıkmak veya ağır alışveriş torbalarını yukarı taşımak bu kapsama girebilir.

Günlük hayata nasıl entegre edilir?

Günde sadece birkaç dakikalık yoğun çaba bile fark yaratacaktır:

Kısa Patlamalar: Asansör yerine merdivenleri hızlıca çıkın.

Hızlı Yürüyüş: İşe veya markete giderken adımlarınızı hızlandırın.

İnterval Çalışma: Yürüyüş veya yüzme sırasında 30 saniye ile 1 dakika arasında değişen sürelerle tempoyu maksimuma çıkarıp sonra yavaşlayın.

Özellikle yaşlılar veya hareket kısıtlılığı olanlar için "yoğunluk" kavramı kişisel kondisyona göre değişir.

Bu kişiler için sandalyeden hızlıca kalkıp oturmak bile yüksek yoğunluklu bir aktivite sayılabilir.

Herhangi bir yeni programa başlamadan mutlaka bir hekim kontrolünden geçilmeli.

 

 

trthaber.com

DİĞER HABERLER
’Reçete’/ Damar Tıkanıklıkları ve Periferik Arter Hastalığı
Kutlu Olsun
Kutlu Olsun
’Reçete’/Estetik Cerrahide Güvenli Yaklaşım Nedir?
Beyin Sisi
Hastalık Riski İçin Egzersiz
Artan Enerji İçeceği Tüketimi
’Reçete’/ Varis Nedir? Doğru Bilinen Yanlışlar
Sınav Döneminde Başarıya Götüren Bütüncül Destek
Parkinsonun Erken Sinyali
Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı
Bahar Nezlesi
Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!
’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Kalın Bağırsak Kanserinde Hayati Uyarı
Karın Ağrısı Deyip Geçmeyin
Üç Haftadan Uzun Süren Öksürüğe Dikkat
Alzheimer Nedir?
Portakal Suyu Kalp ve Beyin Sağlığını Destekliyor
Basit Bir Kanama Demeyin
Kutlu Olsun
’Reçete’ / Menopoz Nedir? Erken Menopoz ve Hormon Tedavisi
Alzheimer Riskini Yüzde 45 Azaltmak Mümkün
Sık İdrara Çıkmak Her Zaman Hastalık Göstergesi Değil
Gece Mide Yanması
Kutlu Olsun
Omega-3’e Master Dokunuş
’Reçete’ / Probiyotik Nedir?
Kutlu Olsun
Cilt Kuruluğu Nedir?

En Çok Okunanlar


Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!

Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Parkinsonun Erken Sinyali

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.

Bahar Nezlesi

Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı

Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.