Artan Enerji İçeceği Tüketimi

Artan Enerji İçeceği Tüketimi

Doç. Dr. Sultan Mehtap BÜYÜKER
İstanbul Medipol Üniversitesi Eczacılık Fakültesi
Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı


Sınav Dönemlerinde Artan Enerji İçeceği Tüketimi

Sınav dönemlerinde artan zihinsel yük; öğrencilerde yoğun stres, sınav kaygısı ve uykusuzluğun yanı sıra soğuk havalar ve gribal enfeksiyonlara bağlı olarak performans düşüklüğüne yol açabilmektedir. Bu durum, öğrencileri farklı çözüm arayışlarına sürüklemektedir. Özellikle sınav öncesi dönemlerde yoğun kafein tüketimi ve buna paralel olarak enerji içeceklerine yönelmeleri söz konusu olabilmektedir. Son yıllarda ülkemizde üniversite öğrencileri arasında enerji içeceklerinin tüketiminin belirgin ölçüde arttığı görülmektedir. Öğrenciler, sınav stresinin etkisiyle kısa vadeli performans beklentisi içine girmektedir.

Enerji içecekleri, 1990’lardan bu yana hızla yaygınlaşan ve yoğun uyarıcı etkileri nedeniyle tercih edilen ürünlerdir. Fiziksel ve zihinsel performansı artırdığına inanılmakta; özellikle hafıza ve dikkat gibi bilişsel süreçler üzerindeki olumlu etkiler büyük ölçüde içerdikleri kafeine bağlanmaktadır. Bununla birlikte, alkol ile birlikte tüketilmeleri durumunda toksik etkiler ortaya çıkabilmekte; gençler arasında görülen aşırı tüketim ise önemli sağlık problemlerine yol açabilmektedir.

Enerji içecekleri; farklı konsantrasyonlarda kafein, glukuronolakton, taurin, ginseng, inositol, guarana, karnitin ve B vitamini komplekslerini içeren formülasyonlarla üretilmektedir. Bu bileşenlerin tümü, enerji içeceklerinin tüketimiyle ilişkili gözlemlenebilir etkilerin ortaya çıkmasına katkı sağlamaktadır. Enerji içeceklerinde bulunan ana bileşen olan kafeinin belirli dozlarda kullanıldığında performans artırıcı etkilere sahip olduğu bilinmekte; ancak etkinliği, gıdalar içinde ya da izole edilmiş formda alınmasına bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Enerji içecekleri özellikle genç nesil tarafından yaygın şekilde tüketilmekte; üniversite öğrencileri, sporcular ve 21–35 yaş aralığında dinamik bir yaşam tarzı benimseyen bireylere yönelik olarak pazarlanmaktadır. Hedef demografinin özel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla bu ürünlerin formülasyonlarına amino asitler, vitaminler ve karbonhidratlar ilave edilebilmektedir. Bu durum, enerji seviyelerini yükseltmek ve çeşitli faaliyetlerde performansı artırmak isteyen tüketiciler arasında bu ürünlere olan talebin artmasına katkıda bulunmaktadır.

Genç yetişkinlerde enerji içeceklerinin tüketimine bağlı sağlık problemleri ortaya çıkabilmektedir. Bunların başında kontrolsüz ve yüksek miktarda tüketim ile  özellikle alkollü içeceklerle birlikte kullanım gelmektedir. Ayrıca bireysel farklılıkları olan gençlerde kardiyovasküler ve nörolojik problemler yaşanabilmektedir. Bu bağlamda gençlerin enerji içeceklerinin tüketimi konusunda bilgilendirilmesi ve yüksek dozda tüketimin ciddi sağlık sorunlarını doğurabileceği yönünde farkındalık oluşturulması büyük önem taşımaktadır.

DİĞER HABERLER
’Reçete’/ Damar Tıkanıklıkları ve Periferik Arter Hastalığı
Kutlu Olsun
Kutlu Olsun
’Reçete’/Estetik Cerrahide Güvenli Yaklaşım Nedir?
Beyin Sisi
Hastalık Riski İçin Egzersiz
Artan Enerji İçeceği Tüketimi
’Reçete’/ Varis Nedir? Doğru Bilinen Yanlışlar
Sınav Döneminde Başarıya Götüren Bütüncül Destek
Parkinsonun Erken Sinyali
Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı
Bahar Nezlesi
Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!
’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Kalın Bağırsak Kanserinde Hayati Uyarı
Karın Ağrısı Deyip Geçmeyin
Üç Haftadan Uzun Süren Öksürüğe Dikkat
Alzheimer Nedir?
Portakal Suyu Kalp ve Beyin Sağlığını Destekliyor
Basit Bir Kanama Demeyin
Kutlu Olsun
’Reçete’ / Menopoz Nedir? Erken Menopoz ve Hormon Tedavisi
Alzheimer Riskini Yüzde 45 Azaltmak Mümkün
Sık İdrara Çıkmak Her Zaman Hastalık Göstergesi Değil
Gece Mide Yanması
Kutlu Olsun
Omega-3’e Master Dokunuş
’Reçete’ / Probiyotik Nedir?
Kutlu Olsun
Cilt Kuruluğu Nedir?

En Çok Okunanlar


Ağrı Kesiciler Sandığınız Kadar Masum Değil!

Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Parkinsonun Erken Sinyali

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.

Bahar Nezlesi

Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanından Ailelere Kritik Uyarı

Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.