Astımda erken teşhisin önemi: Tekrarlayan öksürük ve hışıltıya dikkat!
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fulya Tahan, "Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir" dedi.
ERÜ Tıp Fakültesi Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde, "5 Mayıs Dünya Astım Günü" dolayısıyla hasta ve hasta yakınlarını bilinçlendirmek amacıyla öğretim üyeleri, hekimler, sağlık çalışanları ile hasta ve hasta yakınlarının katıldığı etkinlik düzenlendi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Fulya Tahan, Dünya Astım Gününün bu yılki temasının "Astım hastası olan herkes için iltihap önleyici inhalerlere erişim - hâlâ acil bir ihtiyaç" şeklinde belirlendiğini, astım tedavisi ve inhaler ilaç kullanım teknikleri ile ilgili güncel bilgilerin paylaşılmasının amaçlandığına belirtti.
Prof. Dr. Fulya Tahan ve ekibi tarafından astım hastalığı ile ilgili hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ile eğitim broşürlerinin dağıtılması ve öğretim üyesinin farklı coğrafyalarda çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan kişisel fotoğraf sergisinin gezilmesi ile programa devam edildi. Çocuklarda görülen müzmin hastalıkların en başında astımın yer aldığını ve sıklığının giderek artığına değinen Prof. Dr. Fulya Tahan, "Astım, kalıtsal ve çevresel faktörlerin etkisi ile ortaya çıkan bir hastalıktır. Anne babada astım ya da diğer allerjik hastalıklardan birinin olması çocuklarda astım gelişme riskini artırmaktadır. Çevresel faktörler olarak da özellikle sigara dumanı, hava kirliliği, allerjen teması ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır" diye söyledi.
Prof. Dr. Fulya Tahan, "Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı ve hışıltı varlığında astım hastalığı akla gelmelidir. Astımlı çocukların hava yollarında aşırı bir hassasiyet vardır. Bu hassasiyetten dolayı allerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği gibi uyaranlarla öksürük, nefes darlığı ve hışıltı gibi astım keşifleri ortaya çıkar. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha da belirginleşen ve uykudan uyandırabilen bir öksürüktür" şeklinde konuştu.
"ASTIM HASTALIĞI KONTROL ALTINA ALINABİLMEKTEDİR"
Prof. Dr. Tahan, "Astım tedavisinin amacı hastanın yakınmalarının kontrol altına alınması ve yaşamını normale en yakın şekilde devam ettirmesinin sağlanmasıdır. Hastanın, verilen tedavileri doğru dozda ve doğru teknikle uygulaması; tetikleyicilerden uzak durması ile astım hastalığı kontrol altına alınabilmektedir" şeklinde konuştu.
"BU İLAÇLARIN ETKİLİ OLABİLMESİ İÇİN DOĞRU TEKNİKLE KULLANIMI ÇOK ÖNEMLİDİR"
Tahan, "İnhaler yolla verilen tedaviler, hava yollarına doğrudan ulaşmaktadır. Ancak bu ilaçların etkili olabilmesi için doğru teknikle kullanımı çok önemlidir. Doğru uygulanmadığında, ilaç, akciğerlere yeterli miktarda ulaşamayacağı için tedavi de etkili olamayacaktır. Bu nedenle hastaların bu ilaçları nasıl kullanacaklarını bilmeleri çok önemlidir" şeklinde söyledi.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Sınav dönemlerinde artan zihinsel yük; öğrencilerde yoğun stres, sınav kaygısı ve uykusuzluğun yanı sıra soğuk havalar ve gribal enfeksiyonlara bağlı olarak performans düşüklüğüne yol açabilmektedir.