Birçok kadın hayatının herhangi bir evresinde miyomlar sebebiyle doktora gitmek durumunda kalmıştır. Hatta bazı kadınlar vücudunda miyom olduğundan bile habersiz olabilir. Çoğu zaman tehlikesiz gibi görünse de söz konusu hamilelik olduğunda ekstra dikkat gerektiren miyomlar, kendilerinden beklenmedik sonuçlar doğurabiliyor. Avrasya Hastanesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Çiğdem Yavuz Yurtsever, miyomların gebeliğe etkilerini anlatıyor.
Miyom nedir?
Düz kas ve yoğunluğu olan iyi huylu kitlelere miyom denir. Kadınlarda oldukça sık rastlanılan kitleler olan miyomların hamilelikte görülme oranı yüzde 8 kadardır. Hamilelikte görülen miyomun davranışı, hamile olmayan kadınlara göre değişiklik gösterir. Miyomların oluşmasında hormonlar ve genetik faktörler önemli bir rol oynar. Hamilelikte miyomların ortaya çıkmasının arkasında; artan hormon salgıları, özellikle de hamilelikte salgılanan human koryonik gonodatropin hormonunun salgılanması ve rahimin artan kan miktarıyla birlikte büyümesidir.
Hangi belirtiler ile ortaya çıkıyor?
Miyomlar genel olarak çok fazla belirti göstermezler. En tipik belirtileri ise şu şekilde özetlenebilir;
Karın bölgesinde görülen hafif bir ağrı,
Baş dönmesi,
Baş ağrısı,
Mide bulantısı,
Kusma.
Gebelik döneminde de yaygın olarak görülüyor
Hamilelik döneminde miyomların ortaya çıkması yaygın bir durumdur. Miyomlar daha çok ilk hamileliğini yaşayan anne adaylarında görülmektedir. Gebelikte görülen miyomlar, anne adayının yaşıyla da doğru orantılıdır. Yaş arttıkça miyom oluşma riski de artar.
Miyomlar rahim içerisinde 3 farklı şekilde bulunur
Submüköz tipi miyomlar, rahmin iç tabakasına yakın bir yerde bulunurlar. İntramural tipi miyomlar, tamamen rahim kasının içine yerleşirler. Son olarak subseröz tipi miyomlar ise rahmin dış yüzeyine yerleşmiş şekilde bulunurlar. Her ne kadar miyomlar gebeliğe engel teşkil edecek sorunlara yol açmasa da gözlem altında tutulması önemlidir.
Dikkat, bu riskler ile karşı karşıya kalabilirsiniz!
Bir risk oluşturması için miyomun rahim içinde yerleştiği bölge, sayısı ve büyüklüğü etkin bir rol oynar. Genel olarak;
Erken doğum tehlikesi,
Düşük olma ihtimali,
Fetüsün rahim içinde pozisyonunun doğru olmaması,
Plasentanın erken ayrılması tehlikesi,
Bebeklerde gelişim bozukluğu,
Sezaryen riskini arttırma,
Doğum sonrası şiddetli kanama gibi riskleri vardır.
Miyomlar kısırlığa yol açar mı?
Her ne kadar doğrudan bir bağlantısı olduğu kanıtlanmasa da kısırlık tedavisi görürken miyomlarını aldıran kadınların hamile kalma ihtimallerinin arttığı görülmüştür. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, rahim içine yerleşmiş miyomların kısırlık üzerinde en fazla etkisi olan miyom olduğudur. Diğer iki çeşit miyomun ise daha az bir etkiye sahip olduğu yapılan araştırmalarda görülmektedir.
Tedaviyi ihmal etmeyin!
Daha önce de belirttiğimiz gibi miyomlar tehlikesiz gibi gözükse de kontrol altında tutulması gereken bir durumdur. Çünkü genel olarak masum olan miyomlar hızla büyüyebilir ve nadir görülen bir kanserli miyom olabilir. Doktorun yapacağı ultrason, MR veya diğer görüntüleme cihazlarıyla yapacağı muayene sonrasında tedavinin şekline karar verilmelidir. Eğer miyom tehlikeli bir şekilde büyüyorsa cerrahi işlem ile alınması gerekebilir.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Sınav dönemlerinde artan zihinsel yük; öğrencilerde yoğun stres, sınav kaygısı ve uykusuzluğun yanı sıra soğuk havalar ve gribal enfeksiyonlara bağlı olarak performans düşüklüğüne yol açabilmektedir.