Mutlu Yıllar!
Mutlu Yıllar!

Brigham Young Üniversitesi yaptığı araştırmada günışığının insan modu üstündeki etkisini araştırdı.
Sonuçlar şaşırtıcı…
Bir grup araştırmacı gün doğumundan gün batımına kadar olan süreçte insanların duygu durumlarının etkilendiğini, hatta günışığının sıcaklık, hava kirliliği hatta yağmurdan bile daha fazla duygularda etkili olduğunu kanıtladı.
Kısa ve az güneşli günlerde kişilerin mental stresin arttığı, uzun günlerde ise insanların daha mutlu olduğu tespit edildi. BYU tarafından yayınlanan çalışmada, günışığı süresinin uzunluğu yani aslında gün içerisinde absorbe edilen güneş ışınları insanların ruhsal durumunda doğrudan etki yarattığını vurguladı.
Araştırma sonuçları, Fizik Astronomi ve Meteoroloji bölümleri ile; hava kirliliği datası da Çevre Koruma Ajansı ile paylaşılıp karşılaştırıldığında, Brigham Young Üniversitesi Psikoloji Servisi’nin tezini doğrular nitelikteydi.
Mark Beecher, “Bizim için de araştırmanın sürpriz tarafı, yağmurlu ya da hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde, insanların kendilerini daha üzgün hissetmelerinin sebebi aslında yeryüzüne ulaşan güneş ışığının miktarını etkilemesinden kaynaklanıyor olmasıydı. Yani gün doğumundan gün batımına kadar aldığımız güneş ışığı miktarı bizim modumuza doğrudan etki ediyor “ dedi.
Kaynak:
Beecher ME, Eggett D, Erekson D, Rees LB, Bingham J, Bailey RJ, et al. Sunshine on my shoulders: Weather, pollution, and emotional distress. Journal of Affective Disorders. 2016.
Mutlu Yıllar!
Hastaların çoğunlukla talebi; serum, sarı serum. Taktırdım, çok iyi geldi, bir şey olmaz diye söyleyebiliyorlar
Gece yeme alışkanlığının kilo artışından uyku bozukluklarına, insülin direncinden kalp-damar hastalıklarına kadar birçok riski beraberinde getirdiğini belirtti.
Uzman fizyoterapist Ahmet Burak Sezgin, soğuk ve nemli havaların eklem çevresindeki kas ve bağ dokularında kasılmaya yol açarak ağrı algısını artırdığını belirtti.
Halsizlikten bağışıklık düşüklüğüne kadar birçok belirti D vitamini eksikliğinin habercisi olabilir
Sağlıklı yaşam söylemi ilk bakışta olumlu bir hedef gibi görünse de uzmanlar bu yaklaşımın günümüzde yeni bir psikolojik baskı alanına dönüştüğüne dikkat çekiyor.