Mutlu Yıllar!
Mutlu Yıllar!

Vazgeçilmez bir ara öğün alternatifi kuru meyveler
Uzman Diyetisyen Rengin Özbay, tüketilen kuru meyvelerin iyi bir ara öğün alternatifi olduğunu belirtti.
Zamanında ve ürün çok iken toplanmış meyvelerin suyunun uçurulması ile hazırlanan kuru meyvelerin lif açısından zengin olduğunu ve sindirimi kolaylaştırdığını belirten Özbay, kuru meyvelerin aynı zamanda diyet yapanlar için de vazgeçilmez bir ara öğün alternatifi olduğunun altını çizdi.

Özbay, “Kurutma işlemi yiyecekleri korumak için kullanılan en eski yöntemlerden biri. Kuru meyveler, yaş meyvenin içerdiği yüzde 90 oranındaki suyun yüzde 10-20 oranlarına düşürülmesi ile elde ediliyor. Bu işlem ile içlerindeki su oranı azalan sebze ve meyvelerin şeker oranları yükselir ve dayanıklılıkları artar. Kurutma işlemi sonrası C vitamini dışında bütün mineralleri korunur, kuru meyveler, vücudu yüksek antioksidan potansiyeller ile öncelikle serbest radikallere karşı korur.” dedi.
Kurutmaya en elverişli meyvelerin elma, armut, vişne, erik, kayısı, üzüm ve dut, kivi, mango, muz, çilek, ananas olduğunu söyleyen Özbay, “Bu meyvelerin faydaları saymakla bitmez. Lif açısından zengin olan kuru meyveler sindirim sisteminin de dostudur. Özellikle diyet yapanlar için oldukça idealdir. Kurutulan meyveler uzun süre dayanıklılığını korur. İçerdiği su miktarı düşük olduğundan yiyeceği bozacak mikroorganizmalar gelişip, çoğalmaz." şeklinde konuştu.
cumhuriyet.com
Mutlu Yıllar!
Hastaların çoğunlukla talebi; serum, sarı serum. Taktırdım, çok iyi geldi, bir şey olmaz diye söyleyebiliyorlar
Gece yeme alışkanlığının kilo artışından uyku bozukluklarına, insülin direncinden kalp-damar hastalıklarına kadar birçok riski beraberinde getirdiğini belirtti.
Uzman fizyoterapist Ahmet Burak Sezgin, soğuk ve nemli havaların eklem çevresindeki kas ve bağ dokularında kasılmaya yol açarak ağrı algısını artırdığını belirtti.
Halsizlikten bağışıklık düşüklüğüne kadar birçok belirti D vitamini eksikliğinin habercisi olabilir
Sağlıklı yaşam söylemi ilk bakışta olumlu bir hedef gibi görünse de uzmanlar bu yaklaşımın günümüzde yeni bir psikolojik baskı alanına dönüştüğüne dikkat çekiyor.