Antik Mısır Şifa Reçeteleri

Antik Mısır Şifa Reçeteleri

 

Mısır mitolojisindeki birçok tanrının genellikle şifa verici ve sağlığı koruyucu yönü vurgulanmıştır. Bunların içinde en bilinen önemli sağlık Tanrısı Thoth’dur.

 

Mitolojiye göre Mısır’ın gök Tanrılarından biri olan Horus, kötülük Tanrısı Seth ile çatışması sırasında gözünü kaybetmiş. Thoth, Horus’un dağılan gözünü tedavi etmiş ve daha sonra bu “göz”, tılsımlı bir karakter kazanmış.

 

Mısır’da insanları kötülüklerden korumak için birçok şeyin üzerine bu “göz” resmi çizilmiş. Bu “göz”ün zaman içinde biçim değiştirerek bugün hekimlerin reçetelerinin başına yazdıkları “RP” simgesine dönüştüğü düşüncesi, bu simgenin açıklayıcı varsayımlarından biri oluyor.

 

Eski Mısır’da bir başka sağlık Tanrısı, ancak ölümünden sonra tanrılaştırılmış olan İmhotep’tir. İmhotep, M.Ö. 2700’lerden önce 3. Hanedan zamanında yaşamış ve kral Zoser’in vezirliğini yapmış.

 

İlk hekim olarak kabul edilen İmhotep, aynı zamanda astrolog ve mimardır.

 

Hellenistik döneme kadar “altın çağı”nı yaşayan Mısır tıbbından, günümüzde bilinen birçok hekim etkilenmiş. Bunlardan biri de kuşkusuz Hipokrates oluyor. O, üç yıl bu ülkede kalmış ve birkaç külte kabul edilmiş. Hippokrates’in bu dönem sırasında kültlere kabul edilirken okunan anttan etkilendiği ve daha sonra kendi adıyla anılan yemini yazdığı biliniyor[1].

 

Günümüzde incelenen tablet ve papirüslerde anatomiden, sihire kadar birçok konuda reçeteler olduğu görülmüştür.

 

Eski Mısır tıbbının zengin bir ilâç koleksiyonu vardı. Bu ilâçlar belli hastalık semptomlarına karşı, bu tıpta çeşitli maddelerin karışımından oluşmuş birtakım ilâç ve reçetelerle karşılaşılıyor. Böylece Eski Mısırlılarda bir uzmanlık dalı olarak eczacılığın başlangıcı ile karşılaşıldığı söylenebilir.

 

O zaman kullanılan büyük sayıda ilâç maddesinin son asırlara kadar eczacılıkta kullanılmakta devam etmiş olması, bunların isabetli seçilmiş olmalarına bağlanır.

 

Hearst Tıbbî Papirüsü’nde 89 no.dan 92 no.ya kadar olan reçetelerde, ciltteki kesik kontüzyonlara (yara berelere) karşı küflü ekmek, tuz ve paçavraların tatbiki öneriliyor. Bu reçeteler penisilin tipi modern ilâçları akla getiriyor.

 

Bu aynı papirüste çok karşılaşılan ilâç maddelerinden beri kantar kabağı, Ebucehil karpuzu veya çötredir. Aynı zamanda, bu bitkinin çekirdeği de reçetelerde yer alıyor… Ebucehil karpuzu müleyyin (bağırsakları yumuşatıcı) bir madde olup ilgili reçetelerden bir kısmında bu bitki ya da çekirdeği ağızdan alınmaktadır.

 

Reçeteler arasında anasonun sindirim sisteminde gaza karşı astrenjan (büzücü, peklik verici) olarak ihtiyaca uygun şekilde kullanıldığı görülüyor.

 

Kişniş (coriander) ile kimyon da serinletici ve astrenjan maddeler olarak ağızdan alınmakta ve yaralara cilt üzerinden tatbik edilmekte. Aynı maddeler Yunan ve Roma çağı tıplarında önemli yer tutmuşlar. İncir de Hearst Papirüsü’nde hafif müshil ihtiyacına karşı kullanılmış.

 

Sarımsak ve pırasa hafif astrenjan (büzücü)  ve antiseptik olarak böcek ısırmalarına ve cilt tahrişlerine karşı tavsiye edilmektedir. Hearst Papirüsü’nde ardıç, idrarla ilgili rahatsızlıklarda kullanılmaktadır. Gerçekten bu bitki, idrarı artırıcı bir etkiye sahiptir.

 

Nezlelere karşı önerilen ilâçlar arasında şimdi de kullanılan mentol gibi maddeler de vardır. Kokulu sakız ve reçine gibi maddelere bu amaçla başvurulmuş. Genellikle bu maddeler ısıtılıyor ve çıkardıkları buğular hastaya teneffüs ettiriliyor. Bu tedavi şekli Mısırlılardan Dioscorides’e geçmiş ve bu yoldan zamanımıza kadar gelmiştir. Nezleli hastalara çok yemek yeme de öneriler arasındaydı.

 

Sindirim sistemi hastalıkları arasında kabızlığa karşı hintyağı ve bal gibi maddeler kullanılıyordu. Böylece müshil olarak hintyağı Eski Mısırlıların tıbbından zamanımıza kadar kullanılmaya devam etmiş ilâçlar arasında bulunuyor.

 

Nadiren gebeliği önlemek amacıyla ve daha çok gebe kalmayı sağlamak için papirüslerde tavsiyelerle karşılaşılıyor. Doğumla ilgili tahminler konusunda Mısırlılardan zamanımıza oldukça zengin bir literatür kalmış bulunuyor. Bu yazılarda örneğin doğacak çocuğun cinsiyetini önceden tayin etmek için bir takım prognozlar veriliyor. Bunların bazısı Yunan tıbbına da geçmiş.

 

Ayrıca Mısırlılar insan sütünü hayvan sütlerine üstün tutuyorlardı.

 

 

Mısır ve Mezopotamya da Tıp Burhan Oğuz

DİĞER HABERLER
Eyvah! Bitlendik
Okul döneminde hastalıklar artıyor mu?
Vücudunuzda Yağlanan Bölge Hangi Hastalıkların Habercisi?
Bayram Etleriniz Sağlıklı Olsun
Sağlıklı Bronzlaşmanın Temel Kuralları
Kadınların Kabusu Varis
Antidepresanlar Kilo Aldırır mı?
Böbrek Hastalıklarında Doğru Bilinen Yanlışlar
Ağız Diş Sağlığı İçin Ne Tüketilmeli?
Hazımsızlık Sorunu
Otizmin Şifresi Çözüldü
Yorgunum, Yorgunsun, Yorgun
Rujlardaki AĞIR Tehlike
Uyanık Bir Gevşeme için “L-THEANINE”
Ağız Kokusu hastalık belirtisi mi?
Günışığı Gerçekten Mutlu Eder mi?
Fast Food Yediğimizde Vücudumuzda Bakın Neler Oluyor
Beni Sevmeyen Ölsün, Cidden!
Sebze Meyve Zehir Mi Saçıyor? Kirli 12
Nedir Bu Propolis?
Kırmızı Alarm : El Ayak Ağız Hastalığı
Sertab Erener Tedavisi Kanser mi Yapıyor?
Üç Gözlü Van Gogh
Besin Zehirlenmeleri ve Korunma Yolları
Bakteriden Dost Olur Mu?
Beynin Destek Takviyeleri
Didem Madak ve Kanser
Şahmeran Efsanesi
Aşı Olmak ya da Olmamak İşte Bütün Mesele Bu !!
Nedir Bu Çift Temizleme Yöntemi?

En Çok Okunanlar


Şahmeran Efsanesi

Evvel zamanda, Mezopotamya topraklarında doğmuş bir efsane Şahmeran... Yüzyıllardan beri anlatılagelen…