’Reçete’/ Tüp Bebek Tedavisi Nedir?
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan

‘İYE’ olarak da bilinen idrar yolu enfeksiyonları toplumda oldukça yaygındır. Kendi arasında ikiye ayrılmakta ve böbreklerde bir enfeksiyon varsa buna üst idrar yolu enfeksiyonu; böbreklerin altında kalan idrar torbasını da kapsayan bölgelerin enfeksiyonuna da alt üriner sistem enfeksiyonu denmektedir. Böbrekleri kapsayan üst idrar yolu enfeksiyonu pyelonefrit dediğimiz çok ciddi bir hastalıktır fakat bu yazımda ben alt idrar yolu enfeksiyonu yani sistit denilen hastalıktan bahsedeceğim.
Özellikle kadınlarda idrar çıkışından idrar torbasına kadar olan bölgenin kısa olması nedeniyle daha sık karşılaşılmaktadır. Her 3 kadından 1’inde hayatları boyunca tekrarlayan veya tekrarlamayan sistit görülmektedir. Erkeklerde ise alt idrar yolu enfeksiyonu, prostat bezinin iltihabı (prostatit) şeklinde görülmektedir.
Sistitten Ne Zaman Şüphelenmeliyiz?
-Ani bir şekilde ortaya çıkan idrar yapma hissiniz varsa,
-Normalden daha sık idrarınız olduğunu düşünüyorsanız ve bu durum rahatsız edici boyuta ulaştıysa,
-İdrarda yanma hissiniz varsa,
-İdrarınızda kan varsa,
-İdrarınız normalde koktuğundan daha farklı kokuyorsa,
Ve bunlara eşlik eden..
-Karnın alt tarafında ağrı (abdominal ağrı),
-Ateş,
-Bulantı, kusma,
-Titreme,
-Ruh halinizde değişiklik varsa doktora gitmeniz gerekmektedir.

Korunmak İçin Neler Yapabiliriz?
-Gün içinde bolca su içmek,
-Genital bölge temizliğinde sadece su kullanmak, sabun kullanımından kaçınmak, önden arkaya doğru temizlenmek,
-Regl dönemlerinde hijyenik pedleri sık değiştirmek,
-Pamuklu iç çamaşırı giymek,
-Uzun süre idrar tutmaktan kaçınmamız gerekmektedir.
En az 2 haftalık bir tedavi sonrası 6 ay içinde hastalık tekrarlama yaparsa buna tekrarlayan (rekürrent) idrar yolu enfeksiyonu denir. Hastalık ciddi boyuta ulaşmadan doktora görünmeniz gerekmektedir.
Ayrıca, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonunuz varsa doktor kontrolünde kızılcık (cranberry) preparatları (meyve suyu, tablet veya kapsüller) kullanabilirsiniz.
.png)
Son olarak, vücudumuzda çeşitli enfeksiyonların, hastalıkların olması normaldir. Önemli olan olumsuzlukların erken teşhisinin sağlanmasıdır. Bu hayat kurtaran bir faktördür. Aslında vücudumuz çeşitli belirtiler vererek kendisini anlatmaktadır. Vücudumuzu anlamamız için ona kulak vermemiz gerekmektedir. Böylelikle sağlıklı, uzun bir yaşamın kapısını aralamış oluruz.
Ecz. N. NAZLI OKAY
nezahatnaz@gmail.com
Kaynaklar;
Ecz. N. Nazlı OKAY
Moderatör: Ecz. Hakan Gençosmanoğlu Konuk: Prof. Dr. Kubilay Vicdan
Günlük hayatta baş ağrısı, kas ağrısı ya da ateş gibi şikayetlerde sıkça başvurulan ağrı kesiciler, masum gibi görünse de bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Dil ve Konuşma Terapisti İrem Çimen, çocuklarda görülen dil ve konuşma bozukluklarında erken müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekti.