Dünyada birçok kadın meme kanseriyle mücadele etmekte. Maalesef birçok zaman da üzücü sonuçlar doğurabiliyor.
Bilim insanlarının yaptığı son çalışmalar meme kanseri hastalarına umut ışığı oldu.
Londra Kanser Araştırma Enstitüsü’nün yaptığı son çalışmada meme kanserine bağlı ölüm orandan sorumlu 2 gen tespit edildi. Yaklaşık 2000 hasta üzerinde yapılan araştırmada, meme kanseri olan kadınlarda bu iki genin 3 kat daha aktif rol aldığı ispat edildi.
Çalışmalar tamamlandığında, meme kanserinin doğrudan tedavi edileceğine ve yaşam süresinin tamamen değişeceğine inanılıyor.
Dr. Paul Huang’ın yaptığı açıklamada kadınların yaşam süresinin geçtiğimiz yıllara oranla ciddi artış gösterdiğini ve bunların yapılan çalışmaların ışığında olduğunu söyledi. Bizim çalışmamızda ise kanserli hücrelerin diğer sağlıklı hücrelerden ayıran ve agresif seyreden kanser türlerinde hayatta kalma oranını artıran bir buluştur. Ayrıca kanserli hücrelerin yayılma mekanizmasını çözmede etkili olacaktır diye ekledi.
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün Üstel, Parkinson hastalığının el titremesi ve hareketlerde yavaşlama gibi tipik belirtilerinden yıllar önce koku kaybı gibi bazı ipuçlarıyla kendini gösterebildiğini aktardı.
Akademik performansın zirveye çıkması gereken sınav dönemleri, öğrenciler için hem yoğun zihinsel faaliyet hem de yüksek stres yönetimi gerektiren süreçlerdir.
Uzmanlar, klasik ilaçların ötesinde "dil altı immünoterapi" yöntemiyle bağışıklık sistemini yeniden eğiterek kalıcı çözüm sağlanabileceği konusunda uyarıyor.
Sınav dönemlerinde artan zihinsel yük; öğrencilerde yoğun stres, sınav kaygısı ve uykusuzluğun yanı sıra soğuk havalar ve gribal enfeksiyonlara bağlı olarak performans düşüklüğüne yol açabilmektedir.