Mutlu Yıllar!
Mutlu Yıllar!

Estetik dolgu malzemelerini günümüzde çok sık kullanır olduk. Bu konuda talep çok, dolayısı ile bilgi sahibi olmak isteyen veya olması gereken bir o kadar kişi. Hangi ürünler kullanılmalı, hangisine güvenebiliriz ve dolgu uygulamaları ile neler gerçekleştirebiliriz.
Öncelikle yarı kalıcı veya kalıcı diye tanımlanan sentetik dolgular konusunda çok dikkatli olmanızı öneririm. Bir defa yapılacak, ömür boyu kalıcı olacak düşüncesinin, pek çok kişi için cazip olabildiğini gözlemliyorum fakat işin özüne indiğiniz zaman durumun bu kadar basit ve sorunsuz olmadığını görebilirsiniz.
En başta, geri dönüşümsüz olması dahi başlı başına bir sorun. Bu dolgulardan kurtulmak istediğiniz zaman bir ameliyata mecbur kalmak hiç hoşunuza gitmeyecektir. Kullanılan dolgunun yol açabileceği enfeksiyon, alerjik reaksiyonlar, vücudun dolguyu atmaya çalışırken cildinizde bırakabileceği izler, kötü görüntüler cabası.
Önerim, elbette en sağlıklı ve garantili yol olan geçici dolgular yani hyaluronik asit dolgular.
Hyalüronik asit ağırlığının 1000 katı su tutabilen, vücudunuzda zaten mevcut olan (cildiniz, eklemleriniz gibi) bir nevi sünger. Kalite ve sertlik-yumuşaklığına göre kalıcılıkları 1-3 yıl arasında değişiyor. Kullanılacak kaliteli bir hyaluronik asit dolgu uygulamasından sonra sorun yaşama ihtimaliniz çok çok düşük, hatta yok gibidir. Elbette ki iyi bir uygulama ve kimi özel durumlara dikkat edilmesi kaydıyla.
İyi bir planlama sonrasında ofis şartlarında yapılabilen 10-15 dakikalık bir uygulama ile tüm yüzünüz şekillendirilip, gençleştirilebilir, sarkmalar toparlanabilir, elmacık kemikleri, yanaklar, çene hatları istenilen şekle sokulabilir, ameliyatsız burun estetiği yapılabilir (uygun hastalarda), kırışıklar giderilebilir, liste uzatılabilir.
Pek çok şey yapılabilir, eğer;
İYİ BİR PLANLAMA, İYİ BİR UYGULAMA VE KALİTELİ BİR MALZEME olursa…
Op.Dr Coşkun Şanverdi
Mutlu Yıllar!
Hastaların çoğunlukla talebi; serum, sarı serum. Taktırdım, çok iyi geldi, bir şey olmaz diye söyleyebiliyorlar
Gece yeme alışkanlığının kilo artışından uyku bozukluklarına, insülin direncinden kalp-damar hastalıklarına kadar birçok riski beraberinde getirdiğini belirtti.
Uzman fizyoterapist Ahmet Burak Sezgin, soğuk ve nemli havaların eklem çevresindeki kas ve bağ dokularında kasılmaya yol açarak ağrı algısını artırdığını belirtti.
Halsizlikten bağışıklık düşüklüğüne kadar birçok belirti D vitamini eksikliğinin habercisi olabilir
Sağlıklı yaşam söylemi ilk bakışta olumlu bir hedef gibi görünse de uzmanlar bu yaklaşımın günümüzde yeni bir psikolojik baskı alanına dönüştüğüne dikkat çekiyor.